Unsharp Mask ile göz boyamak

“Farkını görüyor musun?” diye birbirimize sorar, gözlerimiz şaşılaşıp yaşla dolduğunda gayet keskin olduğuna karar verirdik fotoğrafın.

Kağıda bastığımızdaysa, insanların İsa gibi haleler saçarak dolaştığı sokaklarla veya nükleer bir felaket sonrası ağaçların radyasyon yaydığı orman manzaralarıyla karşılaşırdık. Formüldeki üç ayardan hangisi fazla kaçmıştı acaba: Amount (Miktar), Radius (Çap) ya da Threshold (Eşik)?

Kafamız daha başında karıştırıyordu esasında… Photoshop’ta keskinliği arttırmak için kullanacağımız filtrenin adı niye Unsharp Mask / yumuşak maskedir ki?

Sebebi dijitalden çok öncesine, 1930’lerin Almanya’sında bulunan yönteme dayanıyor: Basacağınız negatif filmin flu ve pozitif olan bir kopyasını -yani maskeyi- hazırlayın. Cam filmde bunu kimyalı yüzeyleri birbirinin aksi yönünde yerleştirerek yapacağınız kontak baskıyla elde edebilirsiniz. Biri orijinal negatifiniz, diğeri flu pozitif maskenizi üst üste koyarak baskınızı yapın. Gözümüzün flu olarak algıladığı düşük frekanslı ara tonlar birbirini götürecektir. Sonucunda yüksek frekanslı, yani uç tonlar belirginliklerini ve dolayısıyla keskinlik algısını arttıracaktır.

Dile kolay, pratiğe zor hareketler tabii bunlar. Çünkü genel kontrastın ve dynamic range’in düşeceğini hesaba katıp filmleri ona göre banyo etmeli, kağıdı seçmeli; keskinliğin ne kadar geniş bir alanda filtrelenmesi isteniyorsa pozitif filmin fluluğu, ne kadar küçük farkları öne çıkarması isteniyorsa kontrastı da ona göre ayarlanmalı…

Bunlar size bazı ayarları hatırlatıyor mu?

Yukarıda verdiğim adımları Photoshop’ta, siyah beyaz ve çok kontrast olmayan bir fotoğraf üzerinde denemenizi tavsiye ederim. Son derece zihin açıcı ve bazı durumlarda birazdan kullanacağımız klasik yöntemden daha iyi sonuçları olduğunu göreceksiniz.

Neyse ki bizim artık maskemizi kendimiz hazırlamamız gerekmiyor. Photoshop hazırını Unsharp Mask adı altında veriyor! Üstelik tüm ayarlarını da bize bırakıyor.

Ama önce o(!) tuş kombinasyonuna ihtiyacımız var: Elma (Command) + Shift + 0.

Ekranlarımız ne kadar canlı ve kontrast da olsa ve çözünürlükleri kağıdınkine de yaklaşsa fotoğrafın tüm detaylarını bize göstermez. Bunun için bizim şaşı olacak kadar ekrana yaklaşmamız da işe yaramaz. Fotoğrafımıza 100%’de, yani piksel piksel ve makul mesafede bakacağız!

Ondan sonrası bizim insaf duygumuza kalıyor. Amount pikseller arasında arttırılacak kontrastın miktarını; Radius bir pikselin, etrafında kaç piksellik bir çapta etki göstereceğini; Threshold ise iki pikselin kaç ton değerlerinden sonra arasının açılmasına -yani kontrastlarının arttırılmasına- izin verileceğinin eşik değerini belirler.

Radius arttıkça keskin kenarlı objelerin etrafında haleler belirecek, Threshold düşerek Amount arttıkça da birbirine yakın tonlu piksellerin dahi arası açılacak grenleşme/noise ortaya çıkacaktır.

“Sabit bir değer verseniz” diye kıvranır genelde fotoğrafçılar. Ama arka arkaya çekilmiş iki fotoğraf dahi makinenin titreşiminden dolayı farklı ayarlar isteyebilir. Dolayısıyla birkaç ipucu verebileceğim ancak:

  • Keskin fotoğraf, düşük Radius (1 pikselden de az), düşük Threshold (1-2) ve çok yüksek Amount kaldırabilir.
  • Keskin olmayan fotoğraf zaten keskinleştirilemez. Geçmiş olsun. Çok çaresizseniz bir üstteki maddenin aksini deneyin.
  • Keskinleştirmenin miktarı fotoğrafın kullanılacağı boyuta göre ayarlanmalıdır. Fotoğraf büyüdükçe daha az tutulmalıdır.
  • Fazla keskinleştirmenin dönüşü yoktur. Dikkat!
  • RAW çekiyorsunuz değil mi? Jpeg çektiğinizde makineniz fotoğraflarınıza önceden belirlediğiniz değerde keskinleştirme uygular. İlla jpeg çekilmesi gerekiyorsa bu en düşüğe ayarlanmalıdır.

Bu arada “keskinlik ne zaman düştü de biz algısını arttırıyoruz” diye sorulduğunda gözümde Karadeniz’de avlanıp tezgaha ulaştırılmaya çalışılan balıklar canlanıyor. Yakalandığı ağ (objektif), istiflendiği kasalar (sensör), ulaştırıldığı araçlar (AD dönüştürücü) ve durduğu tezgah (buffer) sonunda gözlerinin boyanmasına (Unsharp Mask!) kadar müdahaleye varabiliyor.

Ama balık zaten kokuyorsa gözünü boyamak bile işe yaramıyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *