“Az esasında çoktur” ya da “güçsüzlük güçtür” gibi klişeleri kabullenmek niyetinde değilim. Peki o zaman bana şunu açıklamakta yardım eder misiniz: Niye pek çok fotoğrafçı sabit ve tek bir lensle çalışmayı tercih eder ve nasıl olur da bu kendilerini sınırlandırmaz?

Cevapları kadar klişeleşmiş bu soru ilgimi çekiyor çünkü senelerdir aynı tercihi niye yaptığımı merak edenlere verdiğim karşılık beni tatmin etmiyor. Nikos Economopoulos veya Alex Webb’ten aldıklarım da daha iyi değiller.

“Makineyi kaldırmadan, gözümle hayal edebiliyorum kadrajı” diyorlar mesela. Ettiğiniz hayal kadraja sığmıyor ve biraz daha geniş görmek istiyorsanız peki? Azıcık fazlasını verecek bir zoomumuz olsa makinenin üzerinde fena mı olurdu?

Burun kıvırıyoruz ama “iki adım geri atıver bir zahmet” dışında cevabımız var mı?

“Küçük makine ve objektifler dikkat çekmiyor” diyorlar sonra… “Ama o makinelerden üç tane var üzerinde! Bir de pozometre çıkarıyorsun sokak ortasında, insanlar radyasyon ölçtüğünü sanıyor” diyorum Webb’e. Herkes ona bakıyor çünkü…

Optiklerinin kalitesi konusunda şaşılacak derecede takıntısız olduklarını fark ediyorum. En iyisini almışlar zamanında; ama üzerinden üç jenerasyon tasarım, bir dijital devrim -ve muhtemelen de epey bir çatışma, dayak, hır gür- geçmiş. İyi bir zoomun sabit lenslerin çoğundan (ve eskilerinin tümünden -evet, tümü!) daha iyi sonuç verdiği günlere gelinmiş…

Dolayısıyla kendi açıklamamı hala daha ikna edici bir tanesiyle değiştiremedim. Tekrar sunuyorum: Sadece 28mm -mesela- kullanan birisi geniş manzara önünde durduğunda farklı, bir insanla karşılaştığında farklı bir yaklaşım göstermek zorunda kalacaktır. Zor durumlara bulacağı yaratıcı çözümler fotoğrafçılığını belirleyecektir.

Zoomla çekilmiş fotoğraflar genellikle tek bir ana unsurdan oluşur (ve dolayısıyla sıkıcıdır); sabit objektifle çekilenler ise karmaşayla boşluk arasında daha fazla çeşitlilik gösterirler dersem, “biraz” genelliyor olmam dışında yanıldığımı iddia eder misiniz?

Fotoğrafçının “arıza” çıkartanı makbuldür. Ama biz bunu olmayacak yerlere girip gizli çekim yapmak, editöre veya bir otoriteye kafa tutmak olarak anlamayı severiz. Oysa ilk çelmeyi kendimize takmalıyız! Yanımıza tek bir lens almak bu yöntemlerden sadece bir tanesidir… Görüşümüz sınırlandıkça gözümüz açılacaktır!

Bu da benim klişem olsun…

  • Ramazan KAMARI

    October 31, 2017 • Reply

    Zevkle takip ediyorum yazılarınızı.

    • sinancakmak

      November 1, 2017 • Reply

      ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.


Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *